11 Mayıs 2012 Cuma

Takribi 40 Öp



tanrının kulluktan reddettiği
dişleri avucunda bir bebek gibi
bırakılmıştım avlusuna kalbinin.
tanrı da biliyordu çünkü;
o kapıdan iyilik-güzellik çıkar.





kalbimdesin dedi
bu yeni bir dudak şekli dedim sevişmenin tarihine.
yaraya kan oluyorsun olur-olmaz
kollarımı uyandırdım bu uykudan sen bilmesen de.
sana kalktı kollarım, öperken beni tiz bir ses.
aklımdasın dedi
evet dedim lades kemiğini yalayarak
çünkü yanmış gittiğim her adres.

seni bir hacze gelir gibi seviyorum belki
ellerin pahalı, memelerinse varlık içinde büyüyor.
cezve olur gibi kahvedeki afrikalı ateşe,
içim kara!
kalemim kara!
bir ağrıyı düşün birdenbire yoklayan
zile basıp kaçan bir kadın çorabı gibi ara sıra
ellerimde bir cinayetten koparılmış o çiçek
peki neden öldü
kim gömmüştü isa'yı umman'a?

tenim ütülenmiş ve naftalin müptelası bir ağzım var.
bildiğim tüm aşk sözleri
bir kadın dudağı değmiş gibi kokuyor.
kulağa hoş geliyor aslında yazarken fark ettim - aşk sözleri-
bir at jokeyiyle dertleşiyor solgun rakı gecelerinde
sevdiğimiz ölülerde yine bir sezon finali.

ah ben
yazılan kaderi beğenilmemiş ve
tekrar tekrar karalanmış
buruşuk bir alın gibi duruyorum
atık ağıt utularında. - usura bakma ama K'ler kötü yola düşüyor canım burada-
ben seni seviyorum açık denizler gibi
ben seni böyle havalarda çok seviyorum iki ileri bir geri.
yalnız hayattayken sevebiliyorsa insan, sevmeli

...

ve sevgilim sen
al şimdi bu dudaklarımı tenine tatile gönder
ellerimle parklara çık
kibrit kutusu büyüklüğünde cüceler de var
takribi 40 öp!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder