bazı hayatlara prezervatifsiz girilir.
sana hep kötü şeylerden bahsetmeli
de,
sözlerim kırılmış gövdene düşüp.
onlar, oradaydılar.
bütün parçaları toplayıp bir araya getirsen
bir Paris bile edemem şimdi sana.
karanlık bir kadından geldim içine, yeryüzü asık.
içinde doğmamış çocuklarım var henüz;
biri sakat,
biri âmâ,
biri çok aşık.
ceylanın suya uzanırken bir kenara bıraktığı
ürkeklikle gördüm; onlar da oradaydılar.
ondan mı bu kalabalık?
kırk tas kötü şeyle yıkandım bir sabah.
Pinokyo'ya inandığı için, töredir dediler;
öldürüldü Eleanor Porter tarafından Pollyanna o sabah.
kimseye ses etmedim masal korkumdan.
başka hayatlardan geldim adressiz.
belinden aşağı indim, sola döndüm.
karşıma ilk çıkan şeye baktım.. baktım..
bir kadına sarıldım ağdalı, matmavi bacaklarından.
kırk tas kötü şeyle yıkandım bir sabah.
vurmasın bir kadın beni sözlerimden,
en çok annem kanıyor o zaman ah!
vurmasınlar suratıma: okuduğum okullar dağılır.
vurmasınlar aklıma: görülen, henüz on sekizine gelmeden rüyadan
ayrılır.
yaklaşma göğsüme!
nöbetçiler!
nöbetçiler:
bir papatyanın hüznü, hâlâ çok ağır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder