Zamanın geçmesi tuhaf bir şey. Her gün biraz daha
yaşlandığınızı düşünün. Suratınız buruşuyor. Biraz daha uyuşturucu almak
istiyorsunuz. Sonra biraz daha. Çiçek toplayacak gücünüz kalmıyor
gülücüklerden. Sevgilinizin dudaklarının ya da memelerinin yerini
şaşırıyorsunuz. O buna çok kızıyor ama zaman geçtiği ve giderek daha fazla
yaşlandığı için refleksleri zayıf. Durumu anlayıp size tepki verene kadar
lazımlık ağzına kadar kötü şeylerle doluyor. Onu sizinle ilgili yaralarından öpüyorsunuz.
Etrafınız çok kalabalık. Kimse giderek daha fazla buruşan suratınıza, ya da giderek daha fazla küçülen yüzünüze büyük gelen gözlerinize bakmıyor. Size sütü satan kişi, bisiklete binen çocuk, gazete dağıtıcısı, sizinle daima kötü geçinmiş olan komşunuz, işsiz Murphy... Hepsi etrafınıza toplanmış. Hepsi sizi karşıdan karşıya geçirmek istiyor. Tanrı toplumu sevap numarasıyla idare etmeyi çok iyi biliyor doğrusu. Ve yaşlılar bu yarışın doğru atı.
Bir yangının çıktığını düşünüyorum bazen. Sevgilimle artık hiçbir şeyi hissetmeyecek kadar hasara uğramış ellerimizle birbirimize tutunmuşuz. Ben eskilerden rock bir parça söylemeye çalışıyorum. Şarkının yarısını yanlış söylüyor da olsam mutluyum. O başaramasa da işaret parmağını dudaklarına götürmek istiyor eskisi gibi. Henüz 30 yaşında bile olmadığımızı unutmak istiyorum. Biraz daha uyuşturucu. Biraz daha uyku...
Bazen böyle bir yangının çıkmasını istiyorum. Ve daha iyi hissetmek için, sevgilimle birlikte insanların terkettiği ilk oda olmak istiyorum yanan dünyada.
Wjihiem Blokrs - Meyhaneyle Sohbet (1973)
Etrafınız çok kalabalık. Kimse giderek daha fazla buruşan suratınıza, ya da giderek daha fazla küçülen yüzünüze büyük gelen gözlerinize bakmıyor. Size sütü satan kişi, bisiklete binen çocuk, gazete dağıtıcısı, sizinle daima kötü geçinmiş olan komşunuz, işsiz Murphy... Hepsi etrafınıza toplanmış. Hepsi sizi karşıdan karşıya geçirmek istiyor. Tanrı toplumu sevap numarasıyla idare etmeyi çok iyi biliyor doğrusu. Ve yaşlılar bu yarışın doğru atı.
Bir yangının çıktığını düşünüyorum bazen. Sevgilimle artık hiçbir şeyi hissetmeyecek kadar hasara uğramış ellerimizle birbirimize tutunmuşuz. Ben eskilerden rock bir parça söylemeye çalışıyorum. Şarkının yarısını yanlış söylüyor da olsam mutluyum. O başaramasa da işaret parmağını dudaklarına götürmek istiyor eskisi gibi. Henüz 30 yaşında bile olmadığımızı unutmak istiyorum. Biraz daha uyuşturucu. Biraz daha uyku...
Bazen böyle bir yangının çıkmasını istiyorum. Ve daha iyi hissetmek için, sevgilimle birlikte insanların terkettiği ilk oda olmak istiyorum yanan dünyada.
Wjihiem Blokrs - Meyhaneyle Sohbet (1973)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder