9 Mayıs 2012 Çarşamba

Gülüver


ateşten yırtılırcasına serin
gitmeleri vardır bazı cüce ve koala
yıkılmışın içinde çürüyen mıknatıs
devler ülkesinde her gece rom ve o lala
.
kısa olanın hüznü toprağa doğru büyümüşse
kocaman ve derin
tahta çıkar dişsiz olan gör.




bu gülü biz ittikse kalbin üzerine dur!
gülüver dedik
çözerken iplerini su taşıyıcılarının
derin çukurların alınganlığıydı deniz
kuyuya bir dev sesinden önce düşerse
bir tefi yağmalar sesinde cüceler
cam-çerçeve hepsi indi
hüznün yeniden tahta çıkar


yürürüz kendi içinde kırılmış üç şey gibi
sen, ben ve gülüver
halbuki cüceler bu kadar kısa öpüşüyorken
ne çıkar onları görmese devler.
hatırlanan üç şey gibi
bir beklemektir şimdi kalırsa;
sarhoşların ve koalaların devrildiği
birinin, birini tırmaladığı boynuna


cücenin hüznü dev
devin hüznü tef
kalk hüznüm buna oyna. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder